Kurumsal

Bireysel

EN

"Dünyanın İlk Mizaç 
Merkezine Hoş Geldiniz"

Mizmer Bireysel Danışmanlık
mizmer

Mitelik olmadan nitelik olmaz!

“Bir heykeltıraş, kocaman bir atölyenin içinde etrafı çocuklarla çevrili olarak çalışırmış. Mahallenin bütün çocukları onun arkadaşıymış. Günün birinde belediye ona, şehrin meydanlarından birine dikmek için büyük bir at heykeli sipariş etmiş, Bir kamyon, devasa bir granit bloku atölyesine getirmiş.

Heykeltıraş bir merpene çıkıp elinde çekiç ve keskiyle taşı yontmaya başlamış. Çocuklar onun çalışmasını izliyorlarmış. Derken tatillerini geçirmek üzere dağlara ya da deniz kıyısına gitmişler.

Geri döndüklerinde heykeltıraş onlara atın bitmiş halini göstermiş. Çocuklardan biri, faltaşı gibi gözleriyle ona sormuş ‘Peki ama… O taşın içinde bir at olduğunu nereden biliyordun?”  (Eduardo Galeano; Aşkın ve Savaşın Gündüz ve Geceleri)

 

Bu ünlü kısa hikaye bize, “Yok" aslında henüz bilinemeyen vardır görüşüne getirilmiş yerinde ve güzel bir özet sunuyor... 

 

Acaba bir granit bloğunda "saklanabilen" atı bulup çıkaran heykeltraş gibi insan varlığında da “yok gibi görünenden var edebilmek” mümkün müdür?

 

Bir insanın veya bir ülkenin bütün kaynaklarının doğru kullanımıyla tıpkı granit bloğundan bir sanat eseri yaratılabilmesi gibi insan kaynağından yola çıkarak yeni bir medeniyet yaratmak da mümkün olabilir mi?

 

Hiç şüphesiz bu sorulara yönelik cevabımız "Evet mümkün"!

 

Günümüzde İnsan Kaynakları disiplini “insan varlığının asli değer ve potansiyel itibarını iade eden” yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyor. Çalışanların yalnızca bedensel işlevleri üzerinden tanımlanmasından adım adım uzaklaşılması, bireylerin duygusal motivasyonlarına hitap eden çalışma ortamı talebi; üretimin de buna paralel olarak bireysel farklılıklara hitap edecek şekilde yaratıcı ve bireyselleştirilmiş ürünler vermeye odaklanması insanın tüm varlığıyla tarih sahnesini yeniden zorladığı yorumunu yapmamızı olanaklı kılıyor.

 

Bizce işin sırrı; insanı üretkenleştirecek ihtiyaçları iyi tanımak ve zihni, doğru noktalardan tetikleyebilmekte gizlidir. İnsan, üretkenlik bakımından, su verildiği takdirde verimlileşen, üzerine basıldığında-ketlendiğinde ise çölleşen bir toprağa benzetilebilir.

 

İnsan doğasının ihtiyaçlarını ve motivasyonlarını tanıyıp anlayabilen, bireysel farklılıkları eğitimle organize edip bireye, doğru bir akademik ve mesleki danışmanlıkla yol gösteren bir eğitim sistemi ve bu eğitim sistemiyle göbek bağıyla bağlantı kurabilen bir İnsan Kaynakları anlayışının geliştirilmesi yok gibi görünenden var edebilmenin sırrını sunuyor.

 

Dokuz Tip Mizaç Modeli, ilk kez Türk araştırmacılar tarafından Türkiye’de geliştirilen ve hem ulusal hem de uluslararası pek çok akademik çalışmaya konu olan bir model... Eğitimde MİTERYA (Mizaç Temelli Eğitim ve Rehberlik Yaklaşımı), danışmanlıkta MİTEDAN (Mizaç Temelli Danışmanlık) ve İnsan Kaynakları alanında MİTELİK (Mizaç Temelli Liyakat Esaslı İnsan Kaynakları Modeli) gibi farklı yazılım uygulama alanlarında pek çok etkileyici modelin de bilimsel temelini oluşturuyor.

 

Liyakatin mizaç ve bilimle buluşmasıyla doğan MİTELİK, çölleşen bir toprağa benzeyen dünyamızda Büyük Türkiye'nin evrensel ve milli modeli olarak yeşermeye aday! O kuraklığın içinde orman olduğunu nereden biliyordunuz diye sorulduğunda "kendi varlığımızdan" demek için...

 

Mitelik olmadan nitelik olmaz!