Mizmer Bireysel Danışmanlık
mizmer

Cinsel Bağımlılık

HAZLA KUMAR OYNAMAK: CİNSEL BAĞIMLILIK

Cinsel bağımlılık; bireyin bütünlüğünü koruyabilmek adına tekrarlı, takıntılı ve zorlantılı bir hale dönüştürdüğü bir bağımlılık biçimi olarak tanımlanabilir.  Kişiler genellikle kendilerini değersiz, sevilmez ve/veya yetersiz olarak gördükleri için bu haz verici davranışa sürekli bir ihtiyaç duymaya başlamaktadırlar. Fakat aynı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi zevk arayışı kişinin hayatını o kadar kaplar ki kişinin günlük hayattaki işlevselliğini düşürür, cinsel davranışını kontrol edemez hale gelir ve yavaş yavaş aldığı haz arayışı kişiyi tatmin etmez. Kişi, içsel acılarını bastırmak adına fazlaca seksüel davranışlarda bulunur ama bu davranışlarını zarar verici sonuçlarına rağmen bırakamaz, zihni hep cinsel imgeler ve düşünceler ile dolu olur. Burada önemli nokta, cinsel yaşantı ve mastürbasyonların sıklığı değil kişide bu davranışın işlevselliğini ne kadar bozduğu, yaşanan sıkıntılara rağmen ne kadar devam ettiği ve ne kadar “bağımlılığa” dönüştüğüdür. Kişi dürtülerine boyun eğmiş bir biçimdedir, neredeyse her şey kişiye cinselliği çağrıştırabilmektedir, bunun için maddi olarak yoğun bir harcama yapabilmektedir, harekete geçmediğinde yoğun bir huzursuzluk yaşayabilmektedir.

Pornografik materyallere fazlaca para verme ve kullanımı, sanal ortamda cinsel içerikli yazışma ve seks, rastgele cinsel ilişki, farklı partnerlerle korunma olmadan cinsel birleşme, aynı partner ile sıkça cinsel birliktelik, sıkça birden fazla kişiyle korunmadan aynı anda beraber olma, zorlantılı mastürbasyon, kişide cinsellik ve cinsellik ile ilgili düşüncelerin takıntılı şekilde aklında olması cinsel bağımlılığın göstergeleri olabilmektedir. Kişiler yaşadıkları riskleri görse de bu davranışları baskılamakta ve kontrolünde zorlanmaktadırlar ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların risklerine çok açıktırlar. Genellikle cinsel içerikli davranışından sonra pişman olmakta ve “bu son” olarak belirtmekte, istese kontrol edebileceklerini düşünmekte veya cinsel isteklerini bastırmaya çalışmaktadırlar. Ancak bu durum kişide daha çok stres yaratmaktadır ve bu döngüden çıkamamaktadır. Gittikçe cinsel içerikli düşünme sıklığı, süresi ve zamanı kişiyi ele geçirmektedir ve yaşamlarını sürdürmek için gerekli görmeye başlamaktadırlar. Yaşadıkları duygusal, bilişsel ve davranışsal problemleri bastırmak, yaşamlarını “dengede” tutabilmek için gittikçe artan bir cinsel davranış örüntüsü gösterirler. Bu dengeli hal bozuldukça da kişi giderek çaresiz hissederek yaşantılarını içinden çıkılmaz bir hale sokarlar.

Bu noktada hem psikoterapisi hem motivasyonu hem de örüntüleri anlamak açısından kişinin mizacını bilmek çok önemlidir. Özellikle kişinin mizacının bilinmesi hem kişi hem de terapist açısından nasıl bir yol alınacağı açısından daha kolaylaştırıcı olabilmektedir.  

Bu yaklaşım sayesinde bireysel terapide kişinin mizacına bağlı olumlu, dengelenmesi gereken ve dikkat etmesi gereken olumsuz yönleri gösterilir ve buna bağlı bir yol almaları ile terapi kolaylaştırıcı hale gelir. Grup terapisinde ise kişilerin mizaç tiplerine göre gruplar oluşturularak, grup içindeki kişinin mizaç tipine uygun davranışlarına göre yol oluşturmak ile terapi daha verimli hale gelebilmektedir.

Dokuz Tip Mizaç Modeli çerçevesinde; mizaç yapılarına göre cinsel bağımlılık ile ilgili yaklaşımları teker teker ele alalım:

Kusursuzluğu Arayan Mizaç Tipi (DTM1): Bu kişiler ihtiyaç duydukları ve/veya istedikleri düzen sağlanamadığında veya bozulduğunda kızgınlık ve öfke ile veya hata yaptıklarında yaşadıkları gerginlik ve suçluluk ile cinsel bağımlılık geliştirebilirler. Bu davranışlarını “mantıklı bir nedene” bürüdüklerinde ise bu bağımlılıktan kurtulmaları zorlaşmaktadır. Özellikle kendilerine karşı ciddi, eleştirici, katı, yargılayıcı olmaları cinsel bağımlılıkları üzerinde büyük bir etki yaratmaktadır. Fakat kendilerine yönelik eleştirileri, bağımlılıklarına yöneldiğinde ve içinde bulunduğu durumla ilgili iç görü kazandıklarında harekete geçerler ve terapiye karşı daha motive hale gelirler. Mizacının getirdiği iç haritalar ile yaptığı davranışlar arasındaki tutarsızlığın idrakı, bu mizaçta kişinin harekete geçmesine ve yardım arayışına girmesine imkân sağlamaktadır. Kusursuzluk arayışı, mükemmeliyetçi, düzenli, idealist, gelişmeye eğilimli, disiplinli, sorumluluk sahibi gibi potansiyelleri sayesinde ve iyi bir terapi desteği ile bağımlılıklarıyla güçlü bir şekilde baş edebilmekte ve hızlıca iyileşme gösterebilmektedirler. Kurallara uymaya çok önem vermeleri sayesinde süreçteki iş birlikleri yüksek olmaktadır. Katı düşüncelerin gerçekçiliğinin sorgulanması, duygularıyla daha fazla temas etmesi gibi aşamalarla kişinin terapi süreci daha verimli geçebilmektedir.

Duyguları Hissetmeyi Sağlayan Mizaç Tipi (DTM2): Verici, çabuk etkilenen, ısrarcı, alıngan gibi olumsuzluğa açık riskli özellikleri olan bu mizaç tipi reddedilmenin acı verici tarafından kaçmak, onaylanmayı sağlamak ve diğer kişilerin hayatlarında bulunmak amacıyla cinsel bağımlılık geliştirmektedirler. Özellikle fiziksel temas ve yakınlığı açık bir sevgi gösteren, fark edilmek, ilgi çekmek ve beğenilmek amacıyla bu kişilerin cinselliği mizacı üzerinden bağımlılık haline getirdiği çok açık görülmektedir. Bu kişilerde kendini, gereksinimlerini, cinsel bağımlılığının altında yatan motivasyonun keşfi bağımlılığı ile mücadelesinde çok yararlı olabilmektedir. Ayrıca partnerlerinin onayını almak amacıyla riskli cinsel birliktelik yaşamak yerine, karşısındakine duygularını hafife almadan mantıksal olarak değerlendirmesi ve ifade etmesi yararlı olabilir. Ayrıca cinsel birliktelik yaşamadan da yalnız kalabileceği faaliyetlerde bulunması ve onay, beklenti içine girmeden yardımseverlik yapması da kişinin bağımlılık terapisini daha verimli kılabilmektedir.

Hayran Olunacak Kendilik İmajı Arayan Mizaç Tipi (DTM3): Bu mizaç tipi fazlaca rekabetçi ve hırslı olduğundan dolayı, özellikle karşısındakine “hayran olunacak imajı” oluşturmak amacıyla sık sık risk oluşturacak şekilde partner değişimi yaşar. Reddedilmekten çok rahatsız oldukları için “gerçek hedefleri” olarak görmezler ve “bir sonraki” partnere doğru hızlı ve riskle adım atarlar. Yarışmacı özellikleri ile cinsel birleşme sayısını bir müsabakaya dönüştürürler ve yaşadıkları tehlike ve işlevsizlikleri görmezler.  Bu mizaç tipindeki kişiler kabul görmek, sevilmek ve onay almak için cinsel bağımlılık yaşamış olabilirler. Terapide duyguların ele alımı, duyguları da dinlemenin bir hata olmadığı ve başkalarının duygularını anlamanın da önemli olduğu üzerine iç görü oluşturulduğunda süreç daha verimli bir hale gelebilmektedir. Cinsel bağımlılıkla ilgili tedavinin “başarılı” olması konusunda motive olduklarında bu kişiler çok çabuk harekete geçebilmektedir. Ayrıca organize etme ve pratiklikleriyle grup terapilerinde de başkalarını motive etme adına daha hevesli olabilmektedirler.

Duygularının Anlamını Arayan Mizaç Tipi (DTM4): İncinen duygularını ifade etmek yerine geri çekilip anlaşılmayı bekleyen bu mizaç tipi yaşadıkları melankoli ile daha aykırı, asi ve hırçın olmak amacıyla cinsel bağımlılık geliştirebilirler. Özellikle partnerinin, kendi duygularını fark etmediğinde ve/veya önemsenmediğini düşündüğünde, “herkes gibi” olmaya zorlandığında bu davranışın dozunu artırabilmektedirler.  Terk edilmeye ve ayrılığa karşı aşırı hassas olan bu mizaç tipindeki kişiler kendilerini suçlayarak riskli cinsel birlikteliklerde bulunabilirler. Terapide “özgün” olma eğilimine dikkat edilmelidir. Ayrıca melankolik yapısını anlamak ve anlamlandırmak çok yardımcı olabilmektedir. Bu noktada yalnızlık ve sosyallik arasında kurulacak denge, kişinin toparlama sürecinde verimli olabilmektedir. Bu bağımlılık davranışı yerine kendini sanatsal ve estetik yollarla ifade etmesine yapılacak teşvik ve duygularını açıkça ifade etmesinin önemi vurgulanmalıdır. Böylelikle taşımakta olduğu yoğun duygu durumunu da boşaltmaya yardımcı olunur.

Bilginin Anlamına Ulaşmayı Arayan Mizaç Tipi (DTM5): Bu mizaç tipindeki kişiler sıkça partner değişimi veya riskli cinsel birliktelikler yerine pornografik materyallere fazlaca para verme ve kullanımı, sanal ortamda cinsel içerikli yazışma davranışlarını tercih ederler. Bu mizaç tipinin temel motivasyonu cinsel verileri gözlemlemek ve öğrenmektir. Bu mizaç tipindeki kişilerin bağımlılık terapisinde yeniden işlenen bilgileri sindirebilmek ve anlamlandırmak için diğer mizaç tiplerindeki kişilere göre daha fazla zamana ihtiyaçları vardır. Bu noktada bu kişilerin hislerinden uzaklaşmamasına dikkat etmek gereklidir. Terapide paylaşım konusundaki isteksizliğinin çalışılması, sevgi, şefkat gibi duygularını paylaşmasının desteklenmesi, istek ve beklentilerinin üzerinde durulması terapi sürecini kolaylaştırıcı hale getirebilmektedir. Özellikle grup terapilerinde “gözlemleri” sonrasında terapi süreci ile ilgili bilgi aktarımı yapmasını desteklemek gelişimine çok yardımcı olabilmektedir. Bu noktada düşüncelerden bir nebze olsun uzaklaşması, duyumsama ve duygularıyla temasını sağlamak kişinin iç görüsünü yükseltebilmektedir.

Entelektüel Dinginlik Arayan Mizaç Tipi (DTM6): Kararsız, emin olamayan, daima güven arayışı içerisinde olan bu mizaç tipindeki kişiler olumsuzluğa açık riskli özellikleri sebebiyle bir partnere, cinsel içeriklere, pornografik materyallere, zorlantılı şekilde mastürbasyona, cinsellikle ilgili takıntılı düşüncelere oldukça bağımlı olmaya eğilimlidirler. Karar verme konusunda yaşadığı problemler nedeniyle bu bağımlılığı üzerine çalışma motivasyonu düşük olabilmektedir. Burada yaşadığı bağımlılığın sonuçları üzerine sorgulama yapmasını sağlamak, kişiyi yardım arayışına yönlendirebilmektedir. Özellikle grup terapisinin dinamiğini görmek, DTM6 mizacındaki kişiler için sorumluluklarını yerine getirmeye çalışma açısından verimli olabilmektedir. Ayrıca kurallara ve otoriteye dikkat etmeleri de terapinin genel çerçevesinde ilerlemelerini sağlayabilir. Burada önemli olan, özellikle terapiste ve gidiyorsa grup terapisi üyelerine güven oluşturmasına izin vermektir. Onay ihtiyacı çok fazla olan bu kişilerin terapiste ve diğer kişilere bağımlı olmamasına dikkat edilmeli, mümkün olduğunca verdiği kararlar desteklenmelidir. Bağımlılık terapisinde; hata yaptığında, gerilediğinde veya doğru bir karar almadığında eleştirel olmak yerine güven odaklı olmak, tutarlı hareket etmek ve karamsarlığının yanında olmamak kişinin terapide daha sağlam bir şekilde ilerlemesine yardımcı olabilmektedir.

Keşfetmenin Hazzını Arayan Mizaç Tipi (DTM7): Dikkati kolay dağılan, sabırsız, çabuk sıkılan ve bu sıkıntıdan kaçınan, kısıtlanmaktan rahatsızlık duyan, keyif ve eğlenceye düşkün bu mizaç tipi cinsel bağımlılığı keşfetmenin hazzı arayışıyla açığa çıkarır. Sıkıntıya dayanamadıkları, “maymun iştahları”, her vücudu, hazzı keşfetmek ve acıdan kaçınmak için sürekli yeni deneyim ve arayış içinde olurlar. Yaşanılan anlık hazlara odaklanırlar. Davranışlar özellikle kendilerine ve başkalarına zarar verdiğini fark ettikleri zamanlarda yardım arayışının keşfine geçmektedirler.  Terapide en büyük problem, uzun süre boyunca bağımlılıkları üzerinde çalışmadan kaynaklı yaşayabilecekleri sıkılganlık olur. Başlangıçta çok motive görünen bu mizaç tipindeki kişiler ilerledikçe ve işler zorlaşmaya başladığında kaçınma eğilimi içine girerler. Bu sebeple hareketli, dinamik bir terapi süreci bağımlılığın azalmasında çok yardımcı olabilmektedir. Ayrıca bağımlılıklarının ve kaçınmalarının farkındalığı ile terapi süreci daha verimli ilerleyebilmektedir. Ayrıca enerjisini boşaltabileceği farklı bir spor faaliyeti yapması, sorunlulukları ile ilgili net ve kısa hatırlatmalar oluşturmak, yapmaması gerekenden çok yapması gerekenler üzerine odaklanmasını sağlamak da iyi bir terapi stratejisi olabilmektedir.

Mutlak Güç Arayan Mizaç Tipi (DTM8): Hızlı karar alan, hükmedici ve otoriter, düşünmeden eyleme geçen, sürekli meydan okuyan bu mizaç tipindeki kişilerin genellikle güç ve kontrol edebilecekleri cinsel aktiviteler dikkatlerini çektiği için cinsel bağımlı hale gelebilmektedirler. Yaşadıklarını risk olarak görmeme, başarı olarak görme eğiliminde olmaktadırlar. Duyguları zayıflık olarak gördükleri için ve kontrol, iktidar olma ihtiyaçları bağımlılık tedavisinde yardım arayışına kolay kolay yanaşmamaktadırlar. Ayrıca bağımlılıklarını kabul etmek, güçsüz olduklarını da kabulü gerektirir ve bu, onlar için çok zorlaştırıcı olur. Fakat terapiye motive olduklarında girişkenlikleri, lider olma gayeleri, dayanıklı olmaya çalışmaları koruyucu, kendinden emin, girişken gibi özellikleri sayesinde hem grup terapilerinde hem de bireysel terapilerinde kolaylıkla ilerleyebilmektedirler. Burada saygı duyabileceği bir terapist olması çok etkili olmaktadır. DTM8 bir bireyi terapide “ittifak” haline getirmek iyi bir strateji olabilmektedir. Terapinin onları daha da güçlendireceğine olan inançlarıyla birlikte öfke ve şiddet üzerine çalışmak, alternatif çözüm yolları üretmek yararlı olabilmektedir. Bu kişilerle izlenecek diğer stratejiler ise alternatif davranışlar üzerine odaklanmak, kararlarını kendi vermesine izin vermek, çatışma yaşamak yerine sakinleştiğinde yeni yollar aramak olabilir.  

Duyumsal- Hareketsel (Fiziksel) Konfor Arayan Mizaç Tipi (DTM9): Hayır demekte zorlanan, uzlaşma, uyum aratışı içerisinde olan bu tipler için bağımlılık; ihtiyaçları giderme konusunda engellendiklerinde, öfkelerini gidermek için gösterdikleri pasif agresif bir yoldur. Arabulucu yapıları sebebiyle bağımlılıklarını kolay fark edememektedirler. Cinsel birleşme duyumsamalarını sağladığı için heyecanlı bir enerji doldurma biçimidir Ayrıca yine duyumsamanın yarattığı cinsel hazzı yaşamak için sıkça pornografik materyaller kullanabilmektedirler. Bunlarla olan ilişkisi arttıkça haz tatmin düzeyi de artacağı için yapılan davranış kolayca bağımlılığa dönüşebilmektedir. Kişi, gerçek bir ilişkiden ziyade boşalmanın verdiği rahatlık duygusunun arayışında olur. Terapi süreci enerji gerektirdiği için bu kişilerin erteleme, gelmeme, isteksizlik gibi özelliklerine, pasif agresif davranışlarına dikkat edilmeli ve üzerinde çalışılmalıdır. Fakat arabulucu ve uyumlulukları sayesinde hem grup terapilerinde hem de bireysel terapilerde iyi bir işbirlikçi olabilmektedirler. Zamanında müdahalenin öğrenilmesi, sorumluluk bilincinin oluşması, sosyal geri çekilmesinin üzerinde çalışılması cinsel bağımlılık terapisinde iyi bir strateji olabilmektedir.